Ağır metal, metalik özellikler gösteren elementlerden oluşan,açık ve tam bir tanımlaması yapılmamış olan grupta bulunan elementlere verilen addır. Canlı organizmaların değişen miktarlarda "ağır metallere" gereksinimleri vardır. İnsanlar demir, kobalt, bakır, mangan, molibden ve çinko gibi ağır metallere ihtiyaç duyar. Aşırı düzeyleri organizmaya zarar verebilir. Diğer ağır metaller civa, kadmiyum ve kurşun gibi toksik metallerin organizmalar üzerinde bilinen yaşamsal ve yararlı etkileri yoktur ve zaman içinde vücutta birikmeleri insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri vardır. Organik atıkların aksine ağır metaller bozunmadıkları için tehlikelidir.
Besin kaynaklı düşmanlarımızın bir kısmını, çok küçük canlılar ve bunların üretmiş oldukları, küçük moleküller oluşturur. Gözle göremediğimiz bu tehditlerden ve diyetimizde önemli bir yeri olan maddenin en küçük yapıtaşını oluşturan elementler oluşturur. Bu elementler bahsettiğimiz her şeyden daha küçüktür. İnsan ve hayvanın minerale karşı duyduğu ihtiyaçlar bilinmektedir. Eksikliğinde kronik birçok hastalığa neden olan mineraller, diyetimizde gıda çeşitliliğini arttırmamız için bizi teşvik eder. Ağır metallerde ise bazılarının halen vücudumuzdaki etkinliğinin bilinmemesi, çevre kirliliği ile paralel, toprak ve sudaki oranlarının artması ve bu alanlardaki canlılara bulaşarak fazla tüketilmesi durumunda insan sağlığını tehdit etmektedir.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından mineral ve ağır metallerle ilgili olarak Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Tebliğinde üst limitleri belirtilmiştir. Kullanım sularında ise üst limitler Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiştir.
Laboratuvarımızda metal analizleri Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi ile gerçekleştirilmektedir.